Deniz
Göktaş’ın başına gelenler veya genel olarak yaşadıklarımızın, gelip dayandığı
kök sorunlar aynı.
Bu bir özgürlük sorunudur. Temel insan hakları, eşit yurttaşlık ve adalet sorunudur.
Deniz
Göktaş’ın başına gelenler veya genel olarak yaşadıklarımızın, gelip dayandığı
kök sorunlar aynı.
Bu bir özgürlük sorunudur. Temel insan hakları, eşit yurttaşlık ve adalet sorunudur.
Atsız
kendi yayınında, Başbakan Saraçoğlu’na yazdığı iki açık mektupta; komünistlik,
Sovyet casusluğu ve vatan hainliğiyle suçladığı Sabahattin Ali, Pertev Naili ve
Hasan Ali Yücel gibi kişileri hedef göstererek; başbakanı vazifeye davet eder.
Sabahattin Ali bunun üzerine, Atsız’a hakaret davası açar.
Yalnızca bir koluna odaklandığımız, tarihin en kompleks, sofistike, kurumsal ve özel suç örgütünün; sistematik mekanizması ve çalışma prensipleri hakkında, ufacık da olsa fikir kırıntılarına sahip olabilmek için bazı konsept ve kavramlara, üstünkörü bir bakış atmak, işimize yarayabilir.
Bize
sunulan gerçekliğin sınırları dahilinde ve onun etkisi altındayken, geçerli
olanın hakikat olduğuna nasıl kanaat getirebiliriz?
Nasıl koca
koca fikirleri, canımız pahasına savunurken farklı yaklaşımlara ve aslında
kendimiz olan ötekine yaşam hakkı tanımayız?
Aslında
bilmediğimiz, durup bir kez olsun üstüne düşünmediğimiz ve anlamadığımız
düşüncelerin bize ait olduğunu nasıl iddia edebiliriz?
Ve nasıl
esasında hiçbir şey ifade etmeyen daha doğrusu ve esas numarası; altında hiçbir
şey olmadığını gizleyen, içi boş sembollere sarılarak kendi mezarımızı,
ellerimizle kazarız?
Bu şartlar altında herhangi biri gerçekten kendini gerçekleştirebilir ve iki dünyanın da efendisi olarak, huzur ve barış içinde, özgürce yaşayabilir mi, mutlu olabilir mi?