Bu Blogda Ara

Translate

Devrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Devrim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.2.26

Biz ve Onlar

 

     Kendimize ait olduğunu düşündüğümüz, bizi var eden değerler; ne kadar bize ait ve ne kadarı endoktrinasyondan? (bkz. Simülasyon ve Sistem I - Elyazmaları Kendime)

     Karşı taraftan bakınca, ‘adamlar’ zaten kendi değerlerini yaratmış, dayatmış ve en ücralara kadar satmış, pazarlamış.

     Onlar üstün insan oldukları için; yazılı ve yazısız, tüm otorite, kısıt, kurum ve kuvvetlerin üstünde, muaf ve dokunulmaz olduklarından özgür insan.

     Kanun, öğreti, yasa, yasak, din veya etik filan; bizi bağlayan şeyler. Çünkü bir avuç imtiyazlı elitin karşısında, dünyanın geri kalanı olan ve milyarları bulan, bütün insanlık olarak biz; onların nazarında yalnızca birer köleyiz. Alt insan bile değil, insan altıyız. (bkz. Zehirli Güç ve Düzen I - Elyazmaları Kendime)

6.11.25

13. Yeniden İnsan

 

Tekrar başladığımız nokta, insana dönerek halkayı kapatalım. Sıra dışı yöntemler, çılgın fikirler, hayal gücü, zorlayıcı bir dürtü olarak merak, huzursuzluk, anlam arayışı, yaratıcılık, cesur öncüler, çocuk oyunları ve ritüeller, olağanüstü içgörü, derinlemesine sezgisel kavrayış, bilimsel metot, şanslı tahminler, keskin gözlemcilik, kontrollü deneyler, insanlık suçları ve insanlığın durmadan ilerleyen kümülatif birikimleri ve bilim sayesinde bugün insanı biraz daha tanımaya başladık.

23.10.25

11. Zehirli Güç ve Düzen I

 

Şimdi bize yabancı ve düşman gelen, doğal şekilde verili kabul edilen fakat insanı kendisine yabancılaştırarak kendisinden düşmanını üreten ve bu marifetle varlığını sürdüren, çok iyi bildiğimizi zannederek, üzerine pek de düşünmediğimiz iktidar mekanizmasına şöyle bir kuşbakışı göz atalım. Haddimizi aşmadan, mümkünse detaylı ve daha doğru açıklamaları, konunun uzmanlarına bırakalım.

Eskiden hükümdarlar bizzat tanrı veya kavmi için onun tarafından görevlendirilmiş seçkin ve soylular arasından çıkardı. Sınırları dahilindeki her şeye hükmetme yetkileri kutsal, tanrısal ve otoriteleri sorgulanamazdı.

Tanrının yeryüzü temsilcisi olarak krallar gibi yaşayan bu insanlar yetkilerini, kutsal kan yoluyla soylarına aktarırlardı. İktidarlarının dayanağı görünüşte bu asil kandı ve meşruiyetleri tartışılmazdı.