Girit Zaferi şerefine, uzun süre Atina’da sergilenen ve zamana yenik düşen parçaları, yenisiyle değiştirilen ve nihayetinde orijinal bir tek parçası kalmayan, meşhur Theseus’un Gemisi’ne, bir şekilde hepimiz aşinayızdır sanıyorum.
Girit Zaferi şerefine, uzun süre Atina’da sergilenen ve zamana yenik düşen parçaları, yenisiyle değiştirilen ve nihayetinde orijinal bir tek parçası kalmayan, meşhur Theseus’un Gemisi’ne, bir şekilde hepimiz aşinayızdır sanıyorum.
Tanıştıklarında, Yakup Kadri’ye “Biz de Yaban’dan geldik.” diyerek, Palto’ya da nazire yapmış, Yaşar Kemal.
Peyami Safa’dan başlamamın nedeni, her şeye rağmen kayda değer ve ciddiye alınabilecek ürünleri ve aşırı duygusal tepkileri nedeniyle samimi buluyor olmam.
Atsız
kendi yayınında, Başbakan Saraçoğlu’na yazdığı iki açık mektupta; komünistlik,
Sovyet casusluğu ve vatan hainliğiyle suçladığı Sabahattin Ali, Pertev Naili ve
Hasan Ali Yücel gibi kişileri hedef göstererek; başbakanı vazifeye davet eder.
Sabahattin Ali bunun üzerine, Atsız’a hakaret davası açar.
Veya bilinen bir diğer adıyla Hippie Yazı. 1967 yazında, tüm dünyadaki 68 Baharı’nın ayak sesleri niteliğindeki festivale, dönemin popüler merkezi haline gelen San Francisco ev sahipliği yapıyordu.
Yalnızca bir koluna odaklandığımız, tarihin en kompleks, sofistike, kurumsal ve özel suç örgütünün; sistematik mekanizması ve çalışma prensipleri hakkında, ufacık da olsa fikir kırıntılarına sahip olabilmek için bazı konsept ve kavramlara, üstünkörü bir bakış atmak, işimize yarayabilir.
New York’ta bulunan, kaldığı Hotel Statler’ın, on üçüncü katındaki odasından, aşağı düşüp öldüğünde; devlet, ilk başta intihar, sonra da kaza olarak açıklamıştı; ölüm sebebini.
Polonya,
Katolik kökenli, ateist ve işçi sınıfı bir ailede, henüz bebek yaşta, kurdeşen
tedavisi için hastanede yatarken; yaşadığı tecrit ve yoksunluğun etkilerini
atlatamayan Ted Kaczynski’nin çileleri bununla bitmemişti.
Utangaç, yalnız ve tepkisiz bir çocuktu. Bunda 167 IQ’ya sahip bir dahi olması nedeniyle sınıf atlayarak devam ettiği okul yaşamında, uğradığı zorbalıkların da payı vardı.
Tam da insanlığın kara lekelerinden olan, kitlesel ve küresel vahşetin yaşandığı II. Paylaşım Savaşı ile hemen sonrasında; insanların bir yandan yaralarını sarmakla uğraştığı, canıyla cebelleştiği ve savaş sonrası dünyada, yeni güç dengelerinin tesis edildiği döneme, yaklaşık olarak 1938-56 aralığına denk düşmesi; Çizgi Romanların Altın Çağı açısından bir tesadüf değildi.
Uzun
zamandır hiçbir şeyle ilgilenmiyorsanız, yeni bir şeylerle de karşılaşmıyor ve
dolayısıyla benim gibi; keşfin hazzının uzağına düşmüşsünüz demektir.
Bunu anlatacak birileri de yoksa ve yalnızsanız etrafta, pek de bir anlamı kalmıyor aslında.
Anda
yasakları tanımayıp barikatları aşan Dev Gen Z’ye, yetişecek yeni insan,
istikbalimize hayranlık ve muhabbetle.
Ahde vefa, ustalara saygı ve yoldaşlara selam, hasret ve sevgilerimle.