Şimdi bize
yabancı ve düşman gelen, doğal şekilde verili kabul edilen fakat insanı
kendisine yabancılaştırarak kendisinden düşmanını üreten ve bu marifetle
varlığını sürdüren, çok iyi bildiğimizi zannederek, üzerine pek de
düşünmediğimiz iktidar mekanizmasına şöyle bir kuşbakışı göz atalım. Haddimizi
aşmadan, mümkünse detaylı ve daha doğru açıklamaları, konunun uzmanlarına
bırakalım.
Eskiden
hükümdarlar bizzat tanrı veya kavmi için onun tarafından görevlendirilmiş
seçkin ve soylular arasından çıkardı. Sınırları dahilindeki her şeye hükmetme
yetkileri kutsal, tanrısal ve otoriteleri sorgulanamazdı.
Tanrının yeryüzü temsilcisi olarak krallar gibi yaşayan bu insanlar yetkilerini, kutsal kan yoluyla soylarına aktarırlardı. İktidarlarının dayanağı görünüşte bu asil kandı ve meşruiyetleri tartışılmazdı.
